İlk Kadın Şair ile tanışmak ister misiniz?

Tarihte önemli başarılara imza atmış birçok kadın var hiç şüphesiz. Bazılarının isimlerini duymuş olsak da, bir çoğunu tanımıyoruz. Ben onları merak ediyorum, ya siz? Geçmişten günümüze kadınlar neler yapmış, topluma neleri kabul ettirmiş, ne gibi başarılara imza atmış… Kadınlar bugün olduğu gibi geçmişte de her alanda varlar. Belki de geçmişte özel kadınlar daha fazlaydı. İçimdeki merakı gidermek için araştırmalar yapmaya başladım. Ve sonucu sizlerle paylaşmak istedim, uzun ve heyecanlı bir yazı dizisi olacağı kesin… Tarihte gidebildiğim en eski tarihe gittim. Evet Millattan Öncesine… Milattan önce deyince insan heyecanlanıyor…. Bugün sizi İlk Kadın Şair Sappho ile tanıştıracağım.

İlk Kadın Şair: SAPPHO

Tarihte bilinen ilk kadın şairdir. Farklı kaynaklarda farklı bilgilere rastlanmaktadır.

Sahppho, bize çok uzak bir memleketten değil, hemen yakınımızdaki Midilli Adasından… Tahmini olarak M. Ö. 600’lü yıllarda Midilli Adası’nın ‘Lesbos’ kentinde doğdu. Ölümü ise M. Ö. 570 olarak kabul edilir. Aristokrat bir ailenin kızıydı. Kız öğretmen okulunda öğretmenlik yapar. Sorunlu bir evlilik dönemi geçirir.

Bir rivayete göre bir denizciye ya da bir öğrencisine aşık olan Sappho, aşkına karşılık alamayınca intihar eder.

Düğünlerde lir çaldığı ve şiirlerini okuduğu da yer alan bilgiler arasındadır. Yunan şairin günümüze çok az şiiri ulaşabilmiştir. Şiirlerinde belli bir yapı ve ana fikir yoktur. Daktilus ve Hexametre gibi Antik Yunan uyak biçimlerini kullandığı düşünülmektedir.

….

Bir başka kaynakta Sappho’nun bir Afrodit kültü rahibesi olduğu yazar. Lirik şiirin doruğunda Saphoo, şiirlerinde özgürce içinden geçeni dile getirmiştir. Kendi çağına kadar süregelen ion lehçesindeki Hexametron ve Attika lehçesine daha uygun olan iambos vezinlerinde yazılmış betiklerden farklı olarak, Dor öğeleri ile katışık Aiol lehçesinde; Monodikte denilen tek bir ozanın lir ile söylediği şiir biçiminde eserler vermiştir. Klasik Sappho kalıbı üç 11’lik bir 5’lik dizeden oluşur.

Bazı kaynaklarda çok az şiiri günümüze ulaştığını söylerken, Vikipedi sözlükte ise, Dokuz Betik + (Onuncu Bölüm) olmak üzere 182 şiirinin günümüze ulaştığı bilgisi yer alır. Şiirlerin bir kısmının tamamen başkasına ait olmasından, bir kısmının ise kısmen değiştirildiğinden şüphe edilmektedir. Kaldı ki günümüze ulaşan kimi şiirler (örneğin: dikey biçimde ortadan kesilmiş gibi) hasarlı bir vaziyette ele geçmiş, çevirilerinin bir kesimi Sappho söylemine dayanılarak faraziye ile üretilmeye çalışılmıştır.

Sappho ile ilgili farklı kaynaklarda yer alan bilgiler:

  • Platon kendisi için ”10. musadır” der. ovidius onun şiirleri kadar iyi şiir okumadığını söyler.
  • Kendi adını taşıyan sapphik veznin yaratıcısıdır ve şiirlerini aiol lehçesiyle yazmıştır. 9 tane şiir kitabı olduğu kabul edilir. Genç kızlar için düğün şarkıları yazmıştır.
  • Dinsel nitelikli okul kurmuştur. Okulunda sadece müzik değil, aynı zamanda okuma ve yazma da öğretilmiştir.
  • Şiirlerinde çok zarif ve usta bir dil kullanmış; tabiat duygusu, neşe, hüzün ve tutku gibi çeşitli duyguları işlemiştir.
  • Gündelik yaşamın şiire konu olması Sappho ile başlar.
  • Sappho’nun şair kişiliğinin yanı sıra müzisyenliği de bir o kadar kuvvetlidir. sanılanın aksine lezbiyen eğilimler yalnızca Sappho’ya özgü değildir, lesbos’da kadınlar ve erkekler evlenecek yaşa gelinceye dek ayrı bir şekilde eğitim verilir, kişinin aşkını ya da arzusunu ilk olarak hemcinslerine göstermesi oldukça yaygındır.

Sappho hakkında farklı kaynaklarda farklı bilgiler yer alsa da, kesin olan şey onun ilk kadın şair olarak tarihe adını yazdıran bir ‘Kırmızı Kadın’ olmasıdır.

Sappho’ya ait olduğu bilinen şiirlerden örnekler:

“Ne garip! En iyi davrandıklarım
Bugün en çok incitenler beni.”,

“Bir öfke kasırgası
Kopunca yüreğimde
Bir sersemin yüzünden,
Dilimi ısırıyorum patlamamak için.”,
“Eh! Ben yitirdim, Andromeda
Kazanan sen oldun
Bu alış verişte.”

veya,

“Bir o yana bir bu yana
Dönüp duruyorum,
Ne yapacağımı bilmeden.”

…..

Acım…Damla damla akan”,

“Şu kadarını biliyorum
Ölüm kötü bir şey:
Bak, işte tanrılardan belli.
İyi bir şey olsaydı ölüm,
Önce tanrılar ölmez miydi? ” gibi.

……….

gümüş gibi parlayan dolunay
aydınlatırken bütün yeryüzünü
güzel ayın etrafındaki yıldızlar
saklıyor yeniden parlak yüzlerini.
sarsıyor aşk yüreğimi
dağlarda meşeleri sarsan bir rüzgar gibi.

Hazırlayan: Ayşe Selçuk Kağ

Paylaş