Denizli Kadın Platformu bileşenleri, iki gün önce akşam saatlerinde eşi tarafından öldürülen Ümmühan Zerrin için eylem yaptı.
Denizli Kadın Platformu Dönem Sözcüsü Ayşegül Odabaşıoğlu tarafından basın açıklaması yapıldı. Odabaşıoğlu, “Önceki gün 38 yaşında iki çocuk annesi Ümmühan Zerrin Uygun, kocası Sinan U. tarafından katledildi. Ümmühan için çok üzgünüz. Kadın cinayetleri bireysel değil aslında toplumsal bir sorundur. Topluma hâkim erkek egemen anlayışın değiştirilmemesi, kadın üzerinden yanlış söylemlere devam edilmesi ve kadının erkekle eşit birey olarak kabul edilmemesinin sonucudur.
Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin sağlanmasının önemi her bir cinayette daha da güçlü bir biçimde yeniden ortaya çıkmaktadır.
Bunlardan en önemlisi “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması, Kadına yönelik şiddetin önlenmesi, Cinsler arası her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması, Kadının Ekonomik, Sosyal ve Siyasi olarak güçlendirilmesi ” için her tür düzenlemeyi yapmak ve gereken önlemleri almaktır” dedi.
“Devlet kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önlemek, kadın cinayetlerinin önüne geçmek ve kadını her alanda güçlendirmekle görevlidir” diyen Odabaşıoğlu kadınlar olarak devletten taleplerini şöyle sıraladı:
– Toplumda şiddet konusunda farkındalık ve duyarlılık yaratmak için okul öncesinden başlayarak okulda, ailede, kamu kurum ve kuruluşlarında, askerlikte, özel sektörde kadın hakları ve aile içi şiddet ve şiddeti önleme konusunda bilgilendirme toplantıları yapılması,
– Şiddeti önleme konusunda Barolar, Yerel yönetimler, Kadın Dernekleri, Medya, Adli Tıp, Yargı ve Güvenlik Güçlerinin işbirliği içinde olması,
“CAYDIRICI CEZALAR UYGULANMALI”
– Toplumda şiddeti caydırıcı örnek oluşturma yoluna gidilmesi, Örneğin; aile içi şiddet uygulamış ve hakkında fezleke hazırlanmış milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması, aile içi şiddet uygulayan memurların disiplin soruşturmasına tabi tutulması,
– Şiddetin olumsuz etkilerine dikkat çekilmesi bu hususta yazılı ve görsel basının yayınlar yapması,
“BELEDİYELER SIĞINMA EVİ AÇMALI”
– Belediyeler Kanunu gereğince, belediyelerin sığınma evi açma görevlerini yerine getirmeleri, kadın sığınma evlerinin ihtiyacı karşılayacak sayıya ulaştırılması
– Kadınların eğitiminin yanı sıra toplumdaki kadın ve aileye bakış açısının değiştirilebilmesi için erkeklere yönelik yoğun bilgilendirici programlar yapılarak erkek farkındalığının yaratılması
– TBMM Fırsat Eşitliği Komisyonu tarafından yaygın ve kararlı Devlet Politikası uygulanmasının takip edilmesi,
Şiddet mağdurlarının başvurularında 24 saat hizmet verebilecek birimler kurulması ve şiddetin önlenmesi konusunda sorumluluğu bulunan tüm kurum ve kuruluşların iş birliği yaparak ulusal iletişim ağı kurulması, Alo şiddet hatlarının çoğaltılması, donanımlı hale getirilerek aktif çalışmalarının sağlanması,
– Kadın istihdamının artırılması, kadınlar için meslek edindirme kursları açılması ve kadınlara iş sahaları yaratılması konusunda ilgili Bakanlığın kadın kuruluşlarıyla işbirliği içinde çalışmalar yapması ve fon oluşturması.
– 4320 sayılı yasanın Avrupa Konseyi Sözleşmesini uygun olarak düzenlenmesi.
– Sığınma evlerinde, sığınmacı mağdurların eğitimleri, mesleki beceri kazandırılması ve şiddet sonrası yeni bir yaşam kurabilme beceri ve olanaklarının sağlanması, iş imkânı yaratılması için devletin ve ilgili kurumların gerekli maddi desteği vermeleri ve bunun için özel fonlar oluşturulması,
– Kadına yönelik şiddetin sadece kadının sorunu olmadığı, toplum sağlığını yakından ilgilendiren bir sorun olduğu kabul edilmesi, kalıcı çözüm için kararlı bir devlet politikasının uygulanması gerekir.
“İstanbul Sözleşmesini geri istiyoruz”
Ayşegül Odabaşıoğlu, “Sonuç olarak tüm kadınlar en kısa sürede kadın ve aile bireylerine yönelik şiddet konusunda gündemde olan tasarının biran önce yasalaşmasını ve Türkiye’nin imzaladığı Avrupa Konseyi Sözleşmesinin yani İstanbul Sözleşmesinin ivedilikle tekrar geri istiyoruz” dedi.