İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, çocuğun cinsel istismarı için açılan dava sayısındaki artışına dikkat çektiği konuşmasında, ““Çocuğun cinsel istismarı için açılan dava sayısı 2002 yılında 4.592 iken bu rakam 2021 yılında yaklaşık dört misli artarak 20.459’a ulaşmıştır. Eğer çocuk cinsel istismarını önlemek için hükümet gerekli tedbirleri alsaydı, insanlık için yüz karası olan bu suç 4 misli artar mıydı?” dedi.
Sozcu.com.tr’deki habere göre Kabukcuoğlu yaptığı açıklamada çocuklarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu:
* Çocuklar doğuştan masumdur. Suç işleyen çocuğun sanık olarak değil de ‘suça sürüklenen çocuk’ olarak tanımlanması, çocuğu suç işleyen bir suçlu olarak görmeyip, onun suça sürüklendiğini kabul edilmesidir. Çocuğun korunması sağlanmaya çalışılır. Eğer küçük yaşta çocuk suçlu duruma düşüyorsa çocuğun bunda kusuru yoktur.
* Çocuğu bu duruma düşüren, dezavantajlı çocuğu tespit edip, zamanında gerekli tedbirleri almayan hükümettir. Suça sürüklenen çocukların sayısını tam bilemiyoruz. Elimizdeki konunun en müspet delili güvenlik birimlerine gelen rakamlardır. Buna göre, 2015 yılında suça sürüklenen çocuk sayısı 133 bin 662 iken, 2021’de hala 132 bin 943’tür. Yani 6 yılda hükümet bir arpa boyu yol almamıştır.
“CİNSEL İSTİSMAR SUÇLARI 4 KAT ARTTI”
* Çocuklarımızla ilgili en hazin menfi verilerden birisi maalesef çocuk istismarlarıdır. Çocuk okulda cinsel istismara uğruyor, kursa gönderiliyor cinsel istismara uğruyor, bir yerde çalıştırılıyor cinsel istismara uğruyor. Hükümet çocuğu cinsel istismardan koruyamıyor. En hazin tarafı da yıllar içinde cinsel istismar davaları sürekli artıyor. Hükümet bu konuda vurdum duymazdır. Önceden adı cinsel istismarlara karışmış kimselerin, tekrar çocuk eğitiminde görevlendirilmeleri anlaşılamaz ve affedilemez bir vurdum duymazlıktır.
* Çocuğun cinsel istismarı için açılan dava/suç sayısı 2002 yılında 4.592 iken bu rakam 2021 yılında yaklaşık dört misli artarak 20.459’a ulaşmıştır. Eğer çocuk cinsel istismarını önlemek için hükümet gerekli tedbirleri alsaydı, insanlık için yüz karası olan bu suç 4 misli artar mıydı? Konunun en tipik örneği, hükümete yakınlığı ile itham edilen bir öğrenci yurdundaki cinsel istismar için, ilgili bakanın ‘bir kere ile bir şey olmaz’ demesini milletimiz unutmadı.
“ÇOCUK EVLİLİKLERİ GEÇİŞTİRİLECEK BİR ŞEY DEĞİL”
*Çocuk hastaneye geliyor, doktorlar ihbarda bulunuyor, yargıya intikal ediyor. Olayın üstü örtülüyor. Ta ki, mağdur tekrar hakkını arayınca olay gündem oluyor ve yargı gerekli adımları atıyor. 20 yıldır çocuk evliliklerinin önüne geçilemediyse, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı’nın, ‘olay siyasi değildir’ demeye hakkı yoktur. Bu da siyasetin görevi değilse, 20 yıldır sorun çözümlenemiyorsa, siyaset kendi kendini inkar ediyor demektir. Örneğin 2021 yılında 13.139 kız çocuğunun, 770 erkek çocuğunun evlendirildiği tespit edilmiştir. Çocuk evlilikleri geçiştirilebilecek bir şey değildir. Hükümet gerekli önemi göstermelidir.
2019 yılında 720.000 çocuğun çalıştırıldığı tespit edilmiştir. Asgari ücretin 8.500 TL olduğu ülkemizde, aileler yoksulluk içindedir. Aileler geçinememektedir. Çocukların çalıştırılarak, aileye 3 kuruş katkı sağlanması peşindedir. Çocuğuna gelecek sağlayamayan aileler, çocuklarının geleceğini yemektedir. AKP hükümeti zaten gelecekten yeme konusunda ustadır. Yol yapılır borcu çocuklara bırakılır, köprü yapılır borcu çocuklara bırakılır, tüp geçit yapılır borcu çocuklara bırakılır.
* Vatandaş hasta olur hastaneye yatar, borcunu çocuklarına bırakır. Çocuk olur, onun geleceğini hazırlamak yerine çocuğun geleceğinden çalar, onu çalıştırır. Hükümete soruyorum, 720.000 masum yavrunun getireceği beş kuruşa mı kaldınız? Ülkelerin, en büyük yatırımları evlatlarına, çocuklarınadır. Klasik anlamda ‘çocukların ilkokul 1. sınıftan üniversiteyi bitirmesi’ artık eksik bir eğitimdir. Okul öncesi eğitimin yüksek öğrenimden daha önemli olduğu iddia edilmektedir.
* Bizim 2021-2022 yılında 17 yaş ve altı öğrenci sayımız 16.824.691 olup, 2022 yılında 1.208.892 çocuk okumadan mahrumdur. Burada mahrum edilen yalnız çocuklar değil, gelecekteki varlığının yüzde 7’si kadarı eksilecek olan ülkedir. Bu büyük bir rakamdır. Bir ülke yılda yüzde 7 büyüyünce, bu büyüme rakamı rekor sayılıyor.
Kaynak: Sözcü