6 Şubat: Unutulmayan Gece ve Kapanmayan Yaralar

Kırmızı Kadın
929 Gösterim
A+A-
Sıfırlı

Bugün 6 Şubat… Bundan tam bir yıl önce, 2023’ün soğuk kış sabahında Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri yaşandı. Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem, 11 ili yerle bir etti, on binlerce insanı aramızdan aldı. Resmi rakamlara göre 50 binden fazla can kaybı var, ancak geride kalanların tanıklıkları, kayıp sayısının çok daha fazla olduğunu fısıldıyor. Enkaz altından çıkarılamayan bedenler, sessiz çığlıklarıyla hâlâ toprağın altında bekliyor.

İhmal, Kaos ve Ölüme Terk Edilenler

Bu felaket, sadece doğanın değil, insan eliyle büyütülmüş bir ihmal zincirinin sonucuydu. Deprem bölgesinde çöken binaların çoğu denetimsizdi. Yıllardır süren rant ve beton ekonomisi, çürük yapılara göz yumulmasını sağladı. Deprem vergileri toplandı ama ne için harcandığı bir muamma olarak kaldı. Oysa bilimin ve uzmanların uyarıları çok netti: Bu deprem bir gün yaşanacaktı. Ama önlem alınmadı, tedbirler umursanmadı, insan hayatı ikinci plana atıldı.

6 Şubat sabahı, milyonlarca insan enkaz altındaki sevdiklerine ulaşmaya çalışırken, devletin yardım elini uzatması saatler, hatta günler aldı. Koordinasyonsuzluk, geç müdahale, eksik arama kurtarma ekipleri… İnsanlar, enkaz başında yakınlarını çıkarmak için elleriyle kazdı. Soğuk havada donarak ölenler, enkaz altında susuzluktan hayatını kaybedenler… Oysa zamanında ulaşılabilseydi, bu ölümlerin çoğu önlenebilirdi.

Hayatta Kalanlar, Kayıplar ve Yıkılan Hayatlar

Bugün, depremin üzerinden bir yıl geçti. Peki, geride kalanlar ne durumda? Çadır ve konteyner kentlerde kalan binlerce insan hâlâ kalıcı barınma çözümlerini bekliyor. Verilen sözlerin çoğu yerine getirilmedi. ‘Deprem konutları hızla yapılacak’ dendi, ancak birçok bölgede insanlar hâlâ çadırda, elektriksiz, susuz, hijyenik olmayan koşullarda yaşam mücadelesi veriyor.

Çocuklar eğitimden uzak, işsiz kalanlar geçim derdinde, psikolojik travmalarla boğuşan insanlar kaderlerine terk edilmiş durumda. Devlet, depremi sadece bir ‘doğal afet’ olarak anlatmak istiyor. Ama biz biliyoruz ki, bu bir doğa olayı değil, insan eliyle büyütülmüş bir felaketti.

Adalet Yerini Bulacak mı?

Deprem sonrası yıkılan binaların müteahhitleri, göz boyamak için tutuklandı ama rant düzeni devam ediyor. Kentsel dönüşüm adı altında yeni rant alanları yaratılıyor, güvenli şehirler inşa etmek yerine sermayenin çıkarları korunuyor. Olası yeni depremler için hâlâ etkili önlemler alınmış değil. Ülke, yeni felaketlere açık hâlde bekliyor.

Adaletin sağlanması için hesap sorulması, ihmali olanların yargılanması gerekiyor. Depremi unutmamak, unutturmamak ve bir daha böyle bir acının yaşanmaması için mücadele etmek hepimizin sorumluluğu.

Unutmadık, Unutturmayacağız

Bugün, depremde hayatını kaybedenleri saygıyla anıyoruz. Ancak sadece anmak yetmez. Bu felaketten ders çıkarmak, unutulmaması için mücadele etmek zorundayız. Deprem sadece binaları değil, yüreklerimizi de enkaza çevirdi. Ama bu enkazın altında adalet, vicdan ve sorumluluk gömülü kalmamalı.

6 Şubat’ı unutmadık, unutturmayacağız…

İlgili Yazılar

Yorumunuz

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00